İşkencelerle anılan Diyarbakır Cezaevi kültür merkezine dönüşüyor: "24 saat yaşayan" çok amaçlı merkez için hedef 2027'nin ilk yarısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2021'deki kararıyla başlatılan dönüşümde sona yaklaşılıyor: Bakan Ersoy, 47 dönümlük alanda yükselen Diyarbakır Anı Müzesi ve Kültür Merkezi'nin teşhir ve tanzim çalışmalarının ardından muhtemelen 2027'nin ilk yarısında açılacağını şantiyede yaptığı incelemede duyurdu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararıyla başlatılan dönüşümde sona yaklaşılıyor: 12 Eylül 1980 darbesinin ardından işkencelerle anılan eski Diyarbakır E Tipi Cezaevi, Diyarbakır Anı Müzesi ve Kültür Merkezi olarak yeniden hayat buluyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 23 Temmuz 2026'da şantiyede yaptığı incelemede elektrik ve mekanik düzenlemelere son şeklinin verildiğini belirterek, teşhir ve tanzim çalışmalarının tamamlanmasının ardından merkezin muhtemelen 2027'nin ilk yarısında hizmete açılacağını açıkladı.
Ersoy, projenin amacını "İnsan haklarının askıya alındığı, demokrasinin olmadığı cunta dönemlerinin -sadece bizim ülkemiz için geçerli değil birçok ülkede bu oldu- olumsuzluklarının da anlatılacağı, vatandaşın eğitilebileceği bir nokta olarak hayata geçirilmesi kararı alınıyor" sözleriyle anlattı. Bakan, yapının "24 saat yaşayan sadece Hafıza Müzesi olarak değil; bir bilim yuvası olarak da kullanılacak olan ve aynı zamanda hem açık hava hem kapalı alan etkinliklerine de yer verilecek çok amaçlı bir kültürel merkez" olacağını vurguladı ve "O zamanki yanlışların nasıl iyiliğe dönüştürüldüğünü ve nasıl iyi amaçlarla kullanıldığını anlatan bir merkez olması açısından da önemli buluyorum" dedi.
47 dönümde hafıza, bilim ve sanat
Proje, 47 dönümlük eski cezaevi alanının tamamını kapsıyor. 18 bin 500 metrekarelik bölüm hafıza müzesi ve kütüphane olarak düzenleniyor; beş bloğun ilk üçü hafıza müzesi ve sergi alanlarına, son ikisi kütüphaneye ayrıldı. Eski spor salonu ise tiyatro ve güzel sanatlar etkinlikleri için 520 kişilik çok amaçlı salona dönüştürülüyor. İncelemede Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu, AK Parti İl Başkanı Hamit Sümer ve MHP İl Başkanı Miktat Arslan da hazır bulundu.
Erdoğan'ın kararından açılış aşamasına
Dönüşümün startını Erdoğan, 9 Temmuz 2021'de verdi: "Diyarbakır Cezaevi'ni yakında boşaltıyor, Kültür Merkezi olarak hizmete sunuyoruz." Ardından süreç adım adım ilerledi: 11 Ekim 2022'de Adalet ve Kültür bakanlıkları arasında protokol imzalandı, 24 Ekim 2022'de cezaevi tabelası indirildi, yapı 2022 sonunda birinci derece tescilli korunacak yapı ilan edildi. 2024'te restorasyon inşaatı başladı; 2025'te güçlendirme ve mekanik düzenlemeler tamamlandı.
İnşaatına 1972'de başlanan ve 4 Temmuz 1980'de açılan cezaevi, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından askeri yönetime devredilerek "Sıkıyönetim Askeri Cezaevi" olmuş, bu dönem işkence uygulamalarıyla anılmıştı; yapı 9 Mayıs 1988'de Adalet Bakanlığı'na devredilmişti.
Tanıklardan projeye destek
Cezaevi tanığı yazar Orhan Miroğlu, müzenin "sadece Türkiye açısından değil, dünyada da önemli bir mesaj" olacağı değerlendirmesini yapmış, cezaevinin "dünyanın en kötü şöhretli 10 cezaevi" listesinde yer aldığını öne sürmüştü; bu sıralama Miroğlu'nun aktardığı bir iddia niteliğindedir. Sürecin bir diğer tanığı Abdurrahim Semavi de müzenin "insanlık onuru müzesi" olması gerektiğini söylemişti.
Takvim güncellemesi ve muhalefetin iddiaları
Anadolu Ajansının 6 Mart 2026 tarihli haberinde açılışın 2026 içinde hedeflendiği, ilk iki etapta yüzde 80 fiziksel gerçekleşmeye ulaşıldığı ve Miroğlu'nun ideal tarih olarak 12 Eylül yıldönümünü işaret edip aksi halde "2027'ye sarkmadan mutlaka açılacaktır" dediği aktarılmıştı; Ersoy'un 23 Temmuz'daki açıklamasıyla hedef, teşhir ve tanzim çalışmalarının tamamlanması kaydıyla 2027'nin ilk yarısı olarak güncellendi. Güncel gerçekleşme oranı açıklamada yer almadı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ise 2 Ocak 2026'da restorasyon ihalelerinin davet usulüyle yapıldığını, birinci etabı üstlenen PERGE Restorasyon ile ikinci etabı üstlenen FİMAŞ Yapı arasında aile bağlantısı bulunduğunu ve iki şirketin adreslerinin kapı numarası dışında aynı olduğunu öne sürmüş; Kültür ve Adalet bakanlıklarına verdiği soru önergelerinde kaç firmanın davet edildiğini, toplam bütçeyi, denetimi ve açılış tarihini sormuştu. Tek taraflı olan bu iddialara ilişkin bakanlık yanıtına bu taramada rastlanmadı. Tanrıkulu açıklamasında "Diyarbakır Cezaevi'nin restorasyonu, sadece fiziksel bir yapı onarımı değil, Türkiye'nin yakın tarihine ilişkin yüzleşme, hafıza ve adalet sürecinin bir parçasıdır" ifadesini kullanmıştı. CHP'nin 23 Temmuz'daki ziyarete özel bir açıklaması bu taramada tespit edilmedi; partinin bilinen pozisyonu projenin kendisine değil, ihale sürecine yönelik eleştiri niteliğinde.