Eski Diyarbakır Cezaevi "Anı Müzesi ve Kültür Merkezi"ne dönüştürülüyor: Hedef açılış 2027'nin ilk yarısı
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 12 Eylül döneminde işkencelerle anılan eski Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nin dönüştürüldüğü şantiyede inceleme yaptı; 47 dönümlük alandaki müze ve kültür merkezinin, teşhir ve tanzim çalışmalarının ardından muhtemelen 2027'nin ilk yarısında açılması hedefleniyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından işkencelerle anılan eski Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nin dönüştürüldüğü Diyarbakır Anı Müzesi ve Kültür Merkezi şantiyesinde 23 Temmuz 2026'da incelemelerde bulundu. Ersoy, elektrik ve mekanik düzenlemelere son şeklinin verildiğini, teşhir ve tanzim çalışmalarının tamamlanmasının ardından merkezin muhtemelen 2027'nin ilk yarısında hizmete açılacağını açıkladı.
İncelemede Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu, AK Parti İl Başkanı Hamit Sümer ve MHP İl Başkanı Miktat Arslan da hazır bulundu.
47 dönümlük alanda müze, kütüphane ve 520 kişilik salon
Proje, 47 dönümlük eski cezaevi alanını kapsıyor. 18 bin 500 metrekarelik bölüm hafıza müzesi ve kütüphane olarak düzenleniyor; beş bloğun ilk üçü hafıza müzesi ve sergi alanlarına, son ikisi kütüphaneye ayrıldı. Eski spor salonu ise tiyatro ve güzel sanatlar etkinlikleri için 520 kişilik çok amaçlı salona dönüştürülüyor.
Ersoy, projeyi "İnsan haklarının askıya alındığı, demokrasinin olmadığı cunta dönemlerinin -sadece bizim ülkemiz için geçerli değil birçok ülkede bu oldu- olumsuzluklarının da anlatılacağı, vatandaşın eğitilebileceği bir nokta olarak hayata geçirilmesi kararı alınıyor" sözleriyle anlattı. Bakan, yapının "24 saat yaşayan sadece Hafıza Müzesi olarak değil; bir bilim yuvası olarak da kullanılacak olan ve aynı zamanda hem açık hava hem kapalı alan etkinliklerine de yer verilecek çok amaçlı bir kültürel merkez" olacağını söyledi. Ersoy ayrıca "O zamanki yanlışların nasıl iyiliğe dönüştürüldüğünü ve nasıl iyi amaçlarla kullanıldığını anlatan bir merkez olması açısından da önemli buluyorum" dedi.
1972'den 2026'ya yapının kronolojisi
İnşaatına 1972'de başlanan cezaevi 4 Temmuz 1980'de açıldı; 12 Eylül 1980 darbesinin ardından askeri yönetime devredilerek "Sıkıyönetim Askeri Cezaevi" oldu ve bu dönem işkence uygulamalarıyla anıldı. Yapı 9 Mayıs 1988'de Adalet Bakanlığı'na devredildi.
Dönüşüm süreci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 9 Temmuz 2021'de yaptığı "Diyarbakır Cezaevi'ni yakında boşaltıyor, Kültür Merkezi olarak hizmete sunuyoruz" açıklamasıyla başladı. 11 Ekim 2022'de Adalet ve Kültür bakanlıkları arasında protokol imzalandı; 24 Ekim 2022'de cezaevi tabelası indirildi. Yapı 2022 sonunda birinci derece tescilli korunacak yapı ilan edildi; 2024'te restorasyon inşaatı başladı, 2025'te güçlendirme ve mekanik düzenlemeler tamamlandı.
Açılış hedefi 2026'dan 2027'ye güncellendi
Anadolu Ajansının 6 Mart 2026 tarihli haberinde, açılışın 2026 içinde yapılmasının hedeflendiği ve ilk iki etapta yüzde 80 fiziksel gerçekleşmeye ulaşıldığı aktarılmış; cezaevi tanığı yazar Orhan Miroğlu ideal tarih olarak 12 Eylül yıldönümünü işaret etmiş, aksi halde "2027'ye sarkmadan mutlaka açılacaktır" demişti. Ersoy'un 23 Temmuz'daki açıklamasıyla hedef 2027'nin ilk yarısına güncellendi; güncel gerçekleşme oranı açıklamada yer almadı.
Miroğlu, müzenin "sadece Türkiye açısından değil, dünyada da önemli bir mesaj" olacağı değerlendirmesini yapmış, cezaevinin "dünyanın en kötü şöhretli 10 cezaevi" listesinde yer aldığını öne sürmüştü; bu sıralama Miroğlu'nun aktardığı bir iddia niteliğindedir. Sürecin bir diğer tanığı Abdurrahim Semavi ise müzenin "insanlık onuru müzesi" olması gerektiğini söylemişti.
CHP'den ihale şeffaflığı eleştirisi
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 2 Ocak 2026'da yaptığı açıklamada, restorasyon ihalelerinin açık ihale yerine davet usulüyle yapıldığını, birinci etabı üstlenen PERGE Restorasyon ile ikinci etabı üstlenen FİMAŞ Yapı arasında aile bağlantısı bulunduğunu ve iki şirketin adreslerinin kapı numarası dışında aynı olduğunu öne sürmüştü. Bu iddialar tek taraflıdır; bakanlıkların bir yanıtına bu taramada rastlanmadı. Tanrıkulu, Kültür ve Adalet bakanlıklarına verdiği soru önergelerinde, aralarında kaç firmanın davet edildiği, toplam bütçe, denetimin nasıl yapıldığı ve müzenin ne zaman açılacağının da bulunduğu soruları yöneltti; "Diyarbakır Cezaevi'nin restorasyonu, sadece fiziksel bir yapı onarımı değil, Türkiye'nin yakın tarihine ilişkin yüzleşme, hafıza ve adalet sürecinin bir parçasıdır" ifadesini kullandı.
CHP'nin 23 Temmuz'daki ziyarete özel bir açıklaması bu taramada tespit edilmedi; partinin bilinen pozisyonu projenin kendisine değil, ihale sürecinin yürütülme biçimine yönelik eleştiri niteliğinde.