155,5 milyar lira, 196 bahis sitesi, tek ödeme şirketi: İddianameye göre çark lisans iptaline rağmen döndü
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının IQ Money iddianamesine göre devletin lisans verdiği ödeme kuruluşu üzerinden 155,5 milyar TL'lik işlem hacmi geçti ve şirket, TCMB'nin faaliyet iznini iptal etmesine rağmen çalışmayı sürdürdü; gazeteci Murat Ağırel'in Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası'na yönelttiği lisans soruları ortada dururken, 33 şüpheli hakkında 27 yıla kadar hapis istendi ve denetim mekanizmalarının neden işlemediği sorusu gündemin merkezine yerleşti.
Devlet lisanslı şirket, 196 bahis sitesi: Rakamlar iddianamede
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının IQ Money Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para A.Ş. hakkında tamamladığı iddianame, yurttaşın cebinden çıkan paranın hangi ölçekte kayıt dışına aktığı iddiasını gözler önüne serdi: MASAK ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası raporlarına göre, devletin lisans verdiği ödeme kuruluşu üzerinden 155 milyar 518 milyon 792 bin 790 TL'lik işlem hacmi geçti; bunun en az 78 milyar TL'si doğrudan yasa dışı bahis ve aklama bağlantılı bulundu. İddianameye göre şirketin yasal lisansı ve API altyapısı, aralarında 1xbet, Meritking ve Onwin'in bulunduğu 196 yasa dışı bahis sitesine entegre edildi; 33 şüpheli hakkında "yasa dışı bahse aracılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlamalarından 18 ila 27 yıl hapis talep edildi. Dikkat çeken soru ise değişmedi: Bu hacim raporlara yansıyana kadar hangi denetim mekanizması işledi?
İzin iptal edildi, çark dönmeye devam etti iddiası
TCMB, şirketin faaliyet iznini iptal etmişti; iddianameye göre şirket buna rağmen çalışmayı sürdürdü, iptal süreci ise kaynaklarda farklı tarihlerle aktarılıyor. Yine iddianamede, şirket içi uyum ve dolandırıcılık önleme birimlerinin kasıtlı olarak etkisizleştirildiği, açıklamasında "bahis", "bet" veya "kumar" yazan transferlere dahi müdahale edilmediği öne sürülüyor. İddianameden basına yansıyan iddialara göre TCMB denetimleri sırasında sistemlerin kapalı olduğu ve denetçilerin sunuculara erişemediği, TMSF kayyumu sürecinde ise eski yönetimin bilişim altyapısını ve muhasebe kayıtlarını kaçırdığı öne sürülüyor. Gelirlerin "yazılım bedeli" adı altında paravan teknoloji şirketlerine, oradan kuyumcular üzerinden nakit ve altına çevrilerek lüks araç ve gayrimenkule aktarıldığı iddia edildi. Faaliyet izni elinden alınan bir şirketin nasıl işlem yapmayı sürdürebildiği ve bu süreci kimin izlediği, dosyanın yanıt bekleyen çekirdek sorusu.
Ağırel'den düzenleyici kurumlara soru: Lisanslar nasıl yeniden açıldı?
Gazeteci Murat Ağırel, Cumhuriyet gazetesindeki köşe yazılarında IQ Money'in de aralarında sayıldığı ödeme kuruluşları üzerinden düzenleyici kurumların tutumunu sorguladı; savcılıklar ve emniyet yasa dışı bahisle mücadele ederken, hakkında suçlama bulunan bazı ödeme kuruluşlarının lisanslarının nasıl yeniden kullanıma açıldığını sordu, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası'nın tutumunu eleştirdi. Öte yandan bu dosyaya özgü, CHP'li veya AKP'li yetkililerden doğrulanabilir, isimli bir açıklamaya ulaşılamadı; ana muhalefet partisinin iddianameye ilişkin resmi bir değerlendirmesine rastlanmadı. Hesap verebilirlik açısından kritik nokta, iddianamenin bireysel sorumluların ötesinde denetim zafiyetinin kurumsal boyutunu ne ölçüde aydınlatacağı.
Ne olmuştu?
Cumhurbaşkanlığının "Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı (2025-2026)" genelgesi 1 Kasım 2025'te Resmî Gazete'de yayımlanmış; 18 Kasım 2025'teki İstanbul merkezli operasyonda 26 şüpheli gözaltına alınmış, 11'i tutuklanmış, 16'sı adli kontrolle serbest bırakılmıştı. Şirkete TMSF kayyum atanmış, 5549 sayılı Kanun kapsamında malvarlıklarına el konulmuştu. Operasyon günü basına yansıyan bilgilere göre MASAK, şirket üzerinden geçen yüksek tutarlı transferlerin hayatın olağan akışıyla uyumlu olmadığını tespit etmişti. Örgüt lideri olduğu iddia edilen ve hakkında Kasım 2025'te kırmızı bülten çıkarılan Mustafa Duran'ın Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentinde yakalandığı, iade sürecinin sürdüğü belirtildi; iddianamede yönetim kademesinde Duran'ın eşi ile Bahar Öte'nin yer aldığı öne sürülüyor, Duran'ın eşi Kasım 2025'te tutuklananlar arasındaydı. Suçlamalar savcılık iddiası niteliğindedir; şüpheliler hakkında masumiyet karinesi geçerlidir.