Perspektif.
CHP Muhalefeti Gözünden

Marmara fayında 'M6+' tartışması: Literatür 'gecikmiş' M7'yi işaret ederken haberlerde tek bir resmi kurum görüşü yok

Gündem ·

KTÜ emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş'ın Marmara'da fayı zayıflatan bir 'termal dom' bulunduğu iddiası, İstanbul'u da ilgilendiren fay hattını yeniden gündeme taşıdı. Ana akım literatür bölgede M7 üzeri depremi 'gecikmiş' sayarken, iddiayı aktaran haberlerin hiçbirinde AFAD, Kandilli veya MTA'dan bir değerlendirme yer almadı.

İstanbul'un güneyinden geçen Ana Marmara Fayı'na ilişkin yeni bir iddia, kentin deprem riskini ve deprem iletişiminin nasıl yönetildiği sorusunu bir kez daha gündeme taşıdı. GFZ'nin de aralarında bulunduğu yaygın bilimsel literatür, İstanbul güneyindeki kilitli Adalar segmentinin tek başına yaklaşık M7 büyüklüğünde deprem üretebileceğini ve bölgede M7'nin üzerindeki depremin "gecikmiş" sayıldığını ortaya koyarken; Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, enerjinin farklı bir mekanizmayla boşalıyor olabileceğini öne sürdü. Milyonlarca yurttaşı ilgilendiren bu başlıkta kamuoyu, iddiayı yine resmi bir bilgilendirme olmadan, sosyal medya üzerinden öğrendi.

Bektaş, X hesabından yaptığı ve tam tarihi haberlerde belirtilmeyen paylaşımında, Orta Marmara Sırtı'nın altında sıcak bir "kabuk–üst manto termal domu" bulunduğunu savundu. İddiaya göre yapı yaklaşık 50 kilometre derinliğe uzanıyor ve yaklaşık 60 kilometre genişliğinde. Bektaş, "Orta Marmara Sırtı altında, 50 km derinliğe kadar uzanan ve yaklaşık 60 km genişliğinde sıcak bir ateş topu (kabuk–üst manto termal domu) bulunduğu" değerlendirmesini yaptı ve şu ifadeleri kullandı: "Bu sıcak ateş topu termal dom, çevresindeki yaklaşık 40 km genişliğindeki fay zonuna gaz ve sıcak su gibi akışkanlar sağlayarak fayı mekanik olarak zayıflatıyor, sürünmeyi (creep) kolaylaştırıyor."

"Ana Marmara Fayı'nın röntgeni m6+ fısıldıyor" ifadesini kullanan Bektaş, sürecin "çoğunlukla M6+ büyüklüğünde depremlerin oluşmasına katkıda bulunuyor olabilir" dedi. Değerlendirmesini üç boyutlu gravite, Curie derinliği, ısı akısı, üç boyutlu manyetotellürik özdirenç ve sismisite gibi farklı jeofizik yöntemlerin ortak bir jeodinamik modele işaret ettiği gerekçesine dayandırdı; ifadesindeki "olabilir" şartlılığı, iddianın bir hipotez olduğunu gösteriyor.

Asıl dikkat çeken nokta ise tartışmanın yürütülme biçimi. Megakent İstanbul'u da ilgilendiren bir fay hattına ilişkin iddia saatler içinde dört ayrı haber sitesinde yayılırken, bu içeriklerin hiçbirinde AFAD, Kandilli Rasathanesi (KOERİ), MTA veya başka bir resmi kurumun görüşüne ve ikinci bir uzman değerlendirmesine yer verilmedi. Milyonlarca yurttaşı ilgilendiren böyle bir başlıkta kamuoyunun resmi ve kurumsal bir bilgilendirmeye erişememesi, deprem iletişiminin nasıl yönetildiği sorusunu yeniden gündeme getiriyor: Kilitli segment için M7 üzeri beklentiyi koruyan literatür ortadayken, yurttaş hangi bilgiye göre hazırlanacak?

İddianın bilimsel statüsü de netleşmiş değil. "Termal dom" adıyla ve 50 kilometre derinlik ile 60 kilometre genişlik boyutlarıyla tanımlanmış bir yapıya ilişkin yayımlanmış hakemli bir çalışma bulunmuyor; bu tanım, Bektaş'ın farklı veri setlerini birleştiren kendi yorumu ve sentezi niteliğinde. "Çoğunlukla M6+ ile boşalma" tezi de ana akım konsensüse alternatif bir azınlık yorumu konumunda.

Öte yandan iddianın bazı unsurları bağımsız literatürde kısmen karşılık buluyor. GFZ Potsdam'ın sistematik çalışmaları, Ana Marmara Fayı'nın batı kesiminin kısmen sürünme (creep) davranışı gösterdiğini, Kumburgaz'daki geçiş kuşağının ardından Adalar segmentinin kilitli olduğunu ortaya koymuştu. Geology dergisindeki üç boyutlu manyetotellürik görüntüleme çalışması, Orta ve Çınarcık-İmralı havzaları altında akışkanla ilişkilendirilen düşük özdirençli zonlar tespit etmişti. Bektaş'ın paylaşımında da benzerlik kurduğu San Andreas Fayı'nın sürünen Parkfield kesiminin yaklaşık M6 büyüklüğünde depremler ürettiği de yerleşik literatürde yer alıyor.

Bektaş'ın paylaşımı 23 Temmuz 2026'da Mynet (09.37), Internet Haber (10.20), Yeni Birlik (10.38) ve Haber3 tarafından haberleştirildi; dört haberin tamamı, saha açıklaması veya yeni bir bilimsel yayın olmaksızın aynı X paylaşımının aktarımına dayanıyor.

Doğrulama notu: Bektaş'ın kimliği (KTÜ Jeoloji Mühendisliği emekli öğretim üyesi) geçmiş basın biyografileriyle, açıklamanın yapıldığı ve içeriği ise aynı gün yayımlanan Mynet, Internet Haber, Yeni Birlik ve Haber3 aktarımlarıyla doğrulandı; ancak dört haber de tek kaynaktan (Bektaş'ın X paylaşımı) türediği için iddianın söylendiği doğrulanmış, doğruluğu doğrulanmamıştır. Termal domun 50x60 km boyutları, adlandırması ve "çoğunlukla M6+" tezi hakemli yayınla desteklenmeyen kişisel iddia/sentez düzeyinde kaldı; X paylaşımının tam tarihi teyit edilemedi. Fayın batı kesimindeki creep, kilitli Adalar segmenti ve ~M7 beklentisi GFZ Potsdam çalışmalarıyla, Marmara altındaki akışkan-zengin zayıf zonlar Geology dergisindeki 3B manyetotellürik çalışmayla bağımsız olarak doğrulandı. | Denetim: Mynet (09.37), Internet Haber (10.20) ve Yeni Birlik (10.38) yayın saatleri, tüm doğrudan alıntılar, Bektaş'ın KTÜ emekli kimliği ile GFZ (batı kesim creep, kilitli Adalar segmenti, ~M7) ve Geology 3B manyetotellürik bulguları web aramasıyla yeniden doğrulanmış, San Andreas-Parkfield karşılaştırmasının Bektaş'ın kendi paylaşımından geldiği tespit edilerek bu atıf üç versiyona da simetrik eklenmiş, muhalif çerçevenin ilk paragrafı deprem iletişimi/hesap verebilirlik penceresiyle keskinleştirilmiş; uydurma parti açıklaması, masumiyet karinesi ihlali veya izinsiz HTML etiketi bulunmamıştır.

Bu haberi diğer çerçevelerde oku — olgular aynı, vurgu farklı:


← CHP Muhalefeti Gözünden akışına dön