KTÜ emekli öğretim üyesi Bektaş, Marmara'da fayı zayıflatan 'termal dom' bulunduğunu öne sürdü
Prof. Dr. Osman Bektaş, X hesabından yaptığı paylaşımda Orta Marmara Sırtı altında yaklaşık 50 kilometre derinliğe uzanan sıcak bir 'termal dom' bulunduğunu ve bu yapının Ana Marmara Fayı'nda enerjinin 'çoğunlukla M6+' büyüklüğünde depremlerle boşalmasına katkıda bulunuyor olabileceğini öne sürdü. İddia hakemli bir yayına dayanmıyor; ana akım literatür bölgede M7 ve üzeri deprem beklentisini koruyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya platformu X'teki hesabından yaptığı paylaşımda, Marmara Denizi'ndeki Orta Marmara Sırtı'nın altında sıcak bir "kabuk–üst manto termal domu" bulunduğunu öne sürdü. Paylaşımın tam tarihi haberlerde belirtilmedi; açıklama 23 Temmuz 2026 sabahından itibaren çok sayıda haber sitesi tarafından aktarıldı.
Bektaş'ın iddiasına göre söz konusu yapı yaklaşık 50 kilometre derinliğe uzanıyor ve yaklaşık 60 kilometre genişliğinde. Bektaş paylaşımında, "Orta Marmara Sırtı altında, 50 km derinliğe kadar uzanan ve yaklaşık 60 km genişliğinde sıcak bir ateş topu (kabuk–üst manto termal domu) bulunduğu" değerlendirmesini yaptı ve şu ifadeleri kullandı: "Bu sıcak ateş topu termal dom, çevresindeki yaklaşık 40 km genişliğindeki fay zonuna gaz ve sıcak su gibi akışkanlar sağlayarak fayı mekanik olarak zayıflatıyor, sürünmeyi (creep) kolaylaştırıyor."
Paylaşımında "Ana Marmara Fayı'nın röntgeni m6+ fısıldıyor" ifadesine yer veren Bektaş, bu sürecin "çoğunlukla M6+ büyüklüğünde depremlerin oluşmasına katkıda bulunuyor olabilir" dedi. Emekli öğretim üyesi değerlendirmesini, üç boyutlu gravite, Curie derinliği, ısı akısı, üç boyutlu manyetotellürik özdirenç ve sismisite gibi farklı jeofizik yöntemlerin ortak bir jeodinamik modele işaret ettiği gerekçesine dayandırdı.
Paylaşım aynı gün içinde Mynet (09.37), Internet Haber (10.20), Yeni Birlik (10.38) ve Haber3 tarafından haberleştirildi. Dört haberin tamamı, saha açıklaması, basın toplantısı veya yeni bir bilimsel yayın olmaksızın, aynı X paylaşımının aktarımına dayanıyor.
İddianın bazı unsurları bağımsız literatürde kısmen karşılık buluyor. GFZ Potsdam'ın sistematik çalışmaları, Ana Marmara Fayı'nın batı kesiminin kısmen sürünme (creep) davranışı gösterdiğini, Kumburgaz'daki geçiş kuşağının ardından İstanbul güneyindeki Adalar segmentinin ise kilitli olduğunu ortaya koymuştu. Geology dergisinde yayımlanan üç boyutlu manyetotellürik görüntüleme çalışması da Orta ve Çınarcık-İmralı havzaları altında akışkanla ilişkilendirilen düşük özdirençli zonların varlığını göstermişti. Bektaş'ın paylaşımında da benzerlik kurduğu San Andreas Fayı'nın sürünen Parkfield kesiminde derin akışkanların rolünün araştırıldığı ve bu kesimin yaklaşık M6 büyüklüğünde depremler ürettiği de yerleşik literatürde yer alıyor.
Ana akım beklentiyle fark
Buna karşılık, "termal dom" adıyla ve 50 kilometre derinlik ile 60 kilometre genişlik boyutlarıyla tanımlanmış bir yapıya ilişkin yayımlanmış hakemli bir çalışma bulunmuyor; bu tanım, Bektaş'ın farklı veri setlerini birleştiren kendi yorumu ve sentezi niteliğinde. Enerjinin "çoğunlukla M6+" depremlerle boşalacağı tezi de ana akım bilimsel beklentiyle gerilimli: GFZ'nin de aralarında bulunduğu yaygın literatür, kilitli Adalar segmentinin tek başına yaklaşık M7 büyüklüğünde deprem üretebileceğini ve bölgede M7'nin üzerindeki depremin "gecikmiş" sayıldığını ortaya koyuyor. Bektaş'ın tezi bu konsensüse alternatif bir azınlık yorumu konumunda.
Haberleştirilen içeriklerde AFAD, Kandilli Rasathanesi (KOERİ), MTA veya başka bir resmi kurumun görüşüne ve ikinci bir uzman değerlendirmesine yer verilmedi. Bektaş'ın ifadesindeki "olabilir" şartlılığı, iddianın kesinleşmiş bir öngörü değil, bir hipotez olduğuna işaret ediyor.